DERLEYEN: TARIK ERYİĞİT | İngiltere Premier Lig’in 5. haftasında son şampiyon Liverpool, deplasmanda karşılaştığı sezonun flaş ekibi Everton ile 2-2 berabere kaldı. Ancak Liverpool’u puan kaybından çok, dünyanın en iyi savunma oyuncusu olarak adlandırılan Virgil van Dijk’ın sakatlığı üzdü. Karşılaşmanın 11. dakikasında kaleci Pickford’ın müdahalesi sonrası yerde kalan Van Dijk, oyuna devam edemedi.
Kötü haber ise Hollandalı yıldızın yapılan kontrolleri sonrası geldi. Van Dijk’ın sakatlığının ön çapraz bağlarında olduğu ve ameliyat edileceği açıklandı. Uzun süre sahalardan uzak kalacak olan Van Dijk’ın sakatlığı, otoritelere göre, Liverpool’un şampiyonluk şansını büyük ölçüde düşürdü. Liverpool, sadece savunmanın bel kemiğini değil, takımın liderini de kaybetti.
Kulübün efsane isimlerinden Jamie Carragher, Van Dijk’ın yokluğu hakkında yaptığı “Asıl soru Liverpool, Virgil van Dijk olmadan şampiyon olabilir mi? Bence bu sakatlık, şampiyonluk yarışını tamamen mahvetti” yorumuyla durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor.
TEK MAÇ KAÇIRMADI
Southampton’dan Liverpool’a Ocak 2018 tarihinde 85 milyon Euro bonservis bedeli karşılığında gelen Van Dijk, şimdiye kadar kendisi için ödenen paranın hakkını son kuruşuna kadar verdi. Liverpool’un yıllardır en zayıf karnı olarak gösterilen savunma hattını adeta tek başına toparlayan Hollandalı yıldız, ‘Çalım yemeyen stoper’ unvanını almayı başardı. Üstelik kısa sürede takımın saha içi lideri konumuna da geldi.
Pozisyon almadaki bilgisi, geçilemez olması, hava toplarındaki etkinliği, liderlik özelliği ile ‘Dünyanın en iyi savunma oyuncusu’ unvanının sahibi oldu. Liverpool’a geldiğinden bu yana üst üste 93 Premier Lig maçında baştan sona oynama başarısını gösteren, dökülen savunmayı adeta tek başına toparlayan, istikrar abidesi Van Dijk’ın yokluğunda Jurgen Klopp’un nasıl bir çözüm bulacağı şimdiden merak konusu oldu.
HAYATI ZORLUKLARLA DOLU
Van Dijk’ın liderlik özelliği, belki de çocukluğunda yaşadığı sıkıntıların kendisini geliştirmesi sayesinde oldu. Çünkü Hollandalı yıldızın hayatı, sürekli zorluklarla mücadele etmekle geçti.
Willem II altyapısında oynarken, Türkiye’de sıkça duyduğumuz “Bilmem kimin altyapısında denendi. Beğenilmedi. Sonra dünya yıldızı oldu” şeklindeki hikayenin benzerini, Van Dijk, genç oyuncu yetiştirmekle ünlü Hollanda’da yaşadı. O dönemki altyapı antrenörü Robby Hendriks, belki de hayatının hatasını yaparak, ‘Van Dijk’ta yeterli potansiyel yok. A takıma çıkamaz‘ raporu verdi.
Bir yandan bulaşıkçılık yaparak aile bütçesine katkıda bulunan, bir yandan da futbolcu olma hayalleri kuran Van Dijk, bu karara rağmen yılmadı. Önce Groningen’e, oradan da Celtic’e gitti. Başarı basamaklarını hızla tırmanmaya başlamıştı. Celtic’teki performansı O’na Premier Lig’in kapılarını açtı. Southampton’da parladıktan sonra Liverpool’a transfer oldu.
10 Ekim 2015 tarihinde Hollanda Milli Takımı’nda oynamaya başladı. O tarihten bu yana Hollanda’nın da vazgeçilmez ismi olmayı başardı.
KOEMAN HAYATINI DEĞİŞTİRDİ
Geçimini sağlamak için bulaşıkçılık yapmaya devam eden Van Dijk hakkında Hendriks’in raporu dikkate alınsaydı, belki de biz dünyanın en iyi savunma oyuncularından birini izlememiş olacaktık. Eğer Hollandalı futbolcular Erwin ve Ronald’ın babası Martin Koeman, genç futbolcuyu izleyip beğenmese, Van Dijk belki de futbolu bırakıp, tam zamanlı bulaşıkçı olarak çalışmaya başlayacaktı.
“Bu çocukta ışık var” diyerek Groningen’e bedelsiz olarak Van Dijk’ın alınmasını sağlayan Martin Koeman, bir yıldızın doğuşuna da katkıda bulundu. Groningen’e transfer olduktan sonra hızla gelişen, oyun karakteri oturan Van Dijk, “Futbolcu olamaz” denildikten 10 yıl sonra dünyanın en iyi savunma oyuncusu olmayı, Liverpool’u 30 yıl sonra Premier Lig’de şampiyonluğa taşıyan takımın en önemli yapı taşı olmayı başardı.
ÖLÜMDEN DÖNDÜ
Van Dijk, 20 yaşına geldiğinde ise bir büyü sıkıntıyla daha baş etmek zorunda kaldı. Yaşadığı bir rahatsızlık nedeniyle hastaneye kaldırıldığında doktorlar, genç sporcuya bir türlü tanı koyamadılar. Bir süre hastalığının ne oldu anlaşılamadı. Sonunda böbrek zehirlenmesi yaşadığı anlaşıldı.
Hastanede ölümle yüz yüze gelen Van Dijk, bu zorlu süreci de atlattıktan sonra vücudunu geliştirmeye odaklandı. Sıkı bir çalışmayla, ideal stoper fiziğine ulaştı. Ülkesinde yayınlanan Voetbal International gazetesine o süreci Van Dijk “Yatakta yatmaktan başka bir şey yapamadığımı hatırlıyorum. Vücudum iflas etmişti. Kıpırdayamıyordum. O anlarda ölümün gözlerine baktım ve bu hiç hoş bir duygu değildi. Çok zor zamanlardı” sözleriyle anlatmıştı.
Hollandalı yıldızı dünyanın en iyisi yapan özelliği ise eski teknik direktörü Robert Maaskant “Her söyleneni dinliyor ve çabuk kavrıyor. Kariyerinin zirvesine ulaştığını düşünen savunmacılar, genelde eksiklerinin üzerine pek düşmez. Van Dijk ise tamamen farklı bir yapıya sahip. Sürekli kendisini geliştirmeye çalışıyor” diyerek açıklıyor.
FORMASINA SOYADINI YAZDIRMIYOR
Van Dijk, kariyeri boyunca uğraştığı sıkıntılara aslında yabancı değil… Henüz 10 yaşında babasının ailesini terk etmesiyle hayatı erken yaşta öğrenmek zorunda kalmış. Aileye maddi yük olmamak için futbolcu olmaya çalışırken, bir yandan da yarı zamanlı bulaşıkçılık yapmaya başlamış.
Babasına hala kızgın olduğu için de formasının arkasına soyadını yazdırmama kararı almış. Amcası, Van Dijk’ın babasına kızgınlığını şu ifadelerle anlatıyor:
“Virgil 10 yaşındayken babasız kaldı. Babası, annesini ve üç çocuğunu terk edip gitti. Çocukluğu boyunca babasının eksikliğini çok çekti. Babasını ömür boyu affedeceğini sanmıyorum. Virgil ve iki kardeşini terk ettikten sonra babası uzun yıllar hiç arayıp sormadı. Onlarla ilgilenmedi. Onların yanında her zaman anneleri oldu. Bu yüzden Virgil’in annesi, hikayesinin esas kahramanı olmayı başardı.”
Hayatı boyunca zorluklarla mücadele eden Van Dijk’ın önünde, şimdi de kariyerinin en ciddi sakatlığı var. Hayatındaki tüm zorluklardan güçlenerek çıkan Van Dijk’ın, ağır sakatlıktan da benzer bir şekilde çıkacağına inancı tam… Ancak Liverpool’un, bu özel oyuncuyu çok arayacağı da bir gerçek…
Muhtemelen Van Dijk’ın büyüklüğü yokluğunda daha da çok anlaşılacak.