Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
İşte Mustafa Cengiz’in açıklamaları;
“Sevgili Galatasaray muhabirleri 9 aydır sizlerle tanışıyorum. Eleştirilerinize değer veriyorum. Herhangi bir küfür olmadığı takdirde size güveniyorum. Çeşitli kanallarda daha çok yer almanızı istiyorum. Ayaktüstü verilen demeçlerde eksik ifadeler ve yanlış anlaşılmalar nedeniyle bu basın toplatısını yapma kararı aldık. Biz Galatasaray’ız. 100 yılı aşkın bir kültürü ve camiayı temsil ediyoruz. Biz fair-play, adil yönetimin tarafındayız. Beşiktaş’tan Fenerbahçe’mize, Adanaspor’a hepsi bizim kardeşimiz. En önemlisi ulusal değerlimiz. Bu çoğrafyanın içinde çok değerli olgular ve varlıklar. Biz söylemlerimizde saygıya önem veririz.
Bu saygının nedeni çekince değil, özümüzden, genetik kodlarımızda olmasındandır. Bizi buraya getiren ana gündem maddesi, bence dünyanın en büyük derbilerinden biri olan maçın sonunda hiç istemediğimiz çıkan olaylar sonucu ve verilen cezalar sonucunda ortaya çıkan durumlar. Bu bizi hiç memnun etmiyor. Biz bütün beyanlarımızda; 1. Almanya öncesi, 2. Kayseri’de yine TRT’ye ayaküstü demeçlerim oldu. Bu demeçleri çoğu insanın izlemediğini gördüm. Beni tanımayanların yanlış değerlendirdiğini gördüm. Öncelikle biz değerli rakibimizle ilgili hiçbir beyanda bulunmadı. Bizim geçen sene Saracoğlu’ndaki maçtan sonra yüksek sesli hopörlör v.b konularda hassas davranacağımızı söyledik.
Fenerbahçe maçında da keza rakibimizin camiasına, yönetimine, taraftarına asla bir kötü suçlamada bulunmadık. Aksine onlar da bize teşekkür ettiler. Fakat maç içinde bir cenazenin olması, taraftarın stattan ayrılmasına neden oldu. Üzüldük tabiki. Üzüntüm şu çok iyi ağırladık, şunu da unutmasınlar bizim de cenazemiz Erzurum maçında oldu. Biz acımızı içimizde yaşıyoruz. Dışarıya renk vermiyoruz. Hatta içimde de biz görevimiz yerine getiremedik mi diye düşünüyoruz. Bu vesileyle merhuma Allah’tan rahmet diliyorum, ailesine sabır diliyorum.
Öfke ve kinizi saklı tutun sözcüğüm çok yanlış anlaşıldı. Benim saklı tutun dediğim öfkenizi, şiddete, intikama dönüştürmeyin şeklindeydi. Benim kastettiğim öfke bir camianın içinde olabilecek şeyler. Her ulusun kendi içinde değerleri vardır. Biz camianın, bir toplumun oluşumunda öfke gerekir. Bu öfkenin içinde kin de nefret de olabilir ama siz bu duyguları doğru kanalize edebilmeniz gerekmektedir. Bunlara hars denir. Siz bu ruhu özümseyemezseniz, bu duyguya camiaya yediremezseniz, asla başarılı olamaz, devlet kuramaz, o kurumlar dünyada bir noktaya gelemezler. Ben bu anlamda dedim, lütfen bu anlamda değerlendirsinler. Bi maçın ardından olduğu için yanlış anlaşıldı. Kılıç çekilme açıklamamda da biz kılıcı çeken taraftar değil çekilen tarafızı kastettim.
Çok güzel bir maç oynandı. 89 dakika çok centilmence mücadele edildi. Cenaze haricinde çok güzel bir ortam vardı. Ama nedense iki oyuncunun yaptığı yanlış oyuncular, bence spontane gelişen bir olay yaşandı. Hakem müdahale etmeliydi. VAR müdahale etmeliydi. Bütün ülkenin yakından takip ettiği bir mücadeleydi.
Bu karşılaşmada çok hassas olmak gerek. Schalke maçında aynı itişmeler oldu ve hakem anında müdahale etti. Şampiyonlar Ligi maçında bu olaylar böyle gelişmezdi. Belki hakemin basireti bağlandı bilemem. Hakemin olaya müdahale etmemesi bu olayların başlangıcı olara görüyoruz. Fenerbahçe Başkanı da yanımdaydı, şaşırarak izledim. Biz 7-0 yenerdik demedim. Ne güzel 2-0 gidiyordu, rakibimiz çok güzel direnç gösterdi, geri döndü. Asıl güzel olan bu. İşten güçten bırakıp beni dinlemeye iten de bu. Bahsettiğim o ruh sizi buraya getiriyor. Biz o centilmenliği yaptığımızı düşünüyoruz. Ama ne yazıkki 13 Galatasaraylı sevk edildi. Ben de o sevk edildim. Rakibimizden 2 sevk edildi. Onlardan da 13 sevk olsun demiyorum. Yanlış anlaşılmasın. Kabile kültürüne sahip değiliz. Neden Galatasaray’dan bu kadar kişi sevk ediliyor? Rakibimizden o olayda 2 kişi mi vardı? Yapmayın.
İçinde bulunduğumuz koşullarda insanların tek huzur bulacağı noktası spor. Bunun merkezinde futbol var.Seyirci sahaya atlıyoruz. Şükürki sadece 1 kişi sahaya atladı. Galatasaray taraftarı çok sağduyulu. Emniyet güçlerimize de çok teşekkür ediyorum. Avrupa’da da sahaya atlayanlar ve kavga edenler oluyor. Ama oralarda hemen yanını keserler. Bizde 3 boyutlu veriliyor kavgalar. Biz dostluktan sevgiden bahsediyorsak, kavgayı göstermemiz lazım.
Bize özel haksızlığın yapıldığını düşünüyorum. Biz yine aynı federasyonla şampiyon olduk. Bize özel bi komplo aramıyoruz ama biz teyakkuzda olmalıyız. Ben merak ediyorum; 2-2 iken bizim Serdar Aziz’e yapılan bana göre penaltıya VAR ne tepki gösterdi. Penaltı verdi vermedi onu tartışmıyorum. VAR yapıldı, bedeli bizlerden alındı. Çok büyük, gelişmiş bir sistem. Bu TFF’deki sistem dünyada yok. Ama orada oturan kişi yine de bir insan. Merak ediyoruz oradaki kişi hakemi uyardı mı? Hakem ne tepki verdi? Biz bunu merak ediyoruz. Galatasaray’ın vicdanını tatmin için bunun dökümantasyonunun yayınlanmasını istiyoruz.
Bizim sevk nedenimiz yaptığım beyanlar hakemlerle ilgili. Her sene hakemlere seminerlerde hakemlere deniyor ki bir elinde kılıç bir elinde terazi adalet dağıtanlarsınız deniyor. Bu müthiş yanlış bir kanı. Biz takıma kırmızı kart gösterdi mi öbür takıma da ilk fırsatta kırmızı kart çıkıyor. Penaltı keza. Hakemlerin en sevdiği maç berabere biten mam. Bu hakemlerin değil onlara eğitim verenlerin suçudur. Hakemler hakim değildir. Bizim en büyük hakem şikayetimiz bu. Ben bizim aleyhimizde de olsa hakemlerden cesur olmasını istiyoruz. Bugün Türk futbolu çok değerli bir noktaya gidiyoruz. Yayın gelirlerimiz artıyor.
Bütün Türkiye Futbol Federasyonları kurumlarına teşekkür ediyorum. En küçük Anadolu takımları büyükleri yenecek noktaya geldi. Bütün takımlarımız umarım Şampiyonlar Ligi’nde oynarlar. Tabii Galatasaray Başkanı olarak önce kendi takımım bunların tepesinde olsun isterim. Bize verilen cezalara savunma verdik. Bunlarla ilgili bize bir geri bildirim gelmedi. Buna çok üzüldüm. Ceza maalesef cüruma eşit değil. Bunun Galatasaray camiasının kalbinde yara açtığını söylemeliyim. Camia teyakkuzdadır. Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar.
Benim çok dikkatimi çekiyor. Şöyle bir yol izleniyor; sevgili Fatih hocamın fotosu konuluyor, altında yönetime ölümüne saldırılıyor, küfürler ediliyor. Sosyal medyada yapılanlar gözümüzden kaçmıyor. Yönetimle Fatih Terim arasında bir şey olduğundan değil, onlar bir şeyler olsun istiyorlar. Yönetim, Fatih Terim’i öne sürüyorlar diyorlar. Yok böyle bir şeyler. Biz sürekli Fatih hocamla irtibat halindeyiz. Sayın Albayrak ailesine gitmiyor, Florya’ya gidiyor. Maçta bir fotoğraf çekiliyor; bir gol atılıyor Mustafa Cengiz böyle durgun duruyor, diğeri gülüyor diyorlar. Çok yayıldığı için açıklıyorum, bir Galatasaray Başkanı olarak hem misafire gittiğinde hem kendi evinde rakibe saygı duymak zorundasınız. Taraftarlar her an dönüp size bakıyorlar. Ben orada sfenks gibi durmak zorundayım. Ben acıyı bal eylemek zorundayım, sevincimi de acımı da içime atmak zorundayım. Ben içinde bulunduğum ortamda bütün rakiplerime saygılı olmak, başladığım gibi oturup kalmak zorunda hissediyorum kendimi.
Soğuk savaş döneminde taraftlarının yaptığı algı yönetiminin daha kralını bizim yönetimimize yapıldığı görüşündeyim. Öyle bir savaş veriliyor ki bu beni müthiş üzdü. Bu ülkenin ulusal açıdan en değerli insanı var. Ben bu insan için çok savaş verdim. Hayat hikayemi anlatsam ki anlatmam. Havaalanında bir indim ‘Mustafa Cengiz, Atatürk üzerinden prim yapıyor’ deniliyor. Atatürk’ün yanında ismim varmış. Galatasaray kulübü de yazıyor orada. Sadece Mustafa Cengiz yazmıyor. Tersini yapsak bu adam Ankara’ya gidiyor, bakanlarla görüşüyorlar derlerdi. Biz ne yapsak bize bir hata bulacaklar. Atatürk’ü Galatasaray Spor Kulübü Başkanı olarak kutlamanın yanlış olduğu üzerinden bu fotoğrafı basıyorlar. Gazi Mustafa Kemal’i anma anında ismimi üzerine koyuyorlar. İnsanlar da buna inanıyorlar. Soğuk Savaş’ta bile böyle basitlikler yapılmadı. Yapmayın, ayıptır günahtır.
Bu toplantıyı öne çekme nedenimiz taraftarımızın haklı olarak çok büyük tepkili olması. Biz soğukkanlı davranırız ama taraftarımıza bunu yaptıramayız. Geçen hafta küçük takımlarımıza çok küçük saldırı oldu. Emniyet güçlerimiz bunu engelledi. Siz duymadınız bile. Toplumu bölücü, gerginleştirici olarak kullanabilirler. Buna izin vermeyelim. Taraftarlarımızdan ricam sakin olarak, demoktratik tutum içinde yürüyüşlerini gerçekleştirmelerini rica ediyorum. Ben yine buradan rakiplerimize bir göndermede bulunmuyorum. Sözcüklere dikkat edelim, rakiplerimizi üzecek sözler söylemeliyim.
“Fenerbahçe yöneticisi Semih Özsoy’un “kabadayılık” sözleri ve Belhanda hakkında söyledikleri için ne dersiniz?” sorusu üzerine; Ben değerli rakibimizi rencide edecek hiçbir söz ve eylemde bulunmadık. Biz bu aşamada susma hakkımızı kullanmak istiyoruz. Rakibimizle ilgili ayrıştırıcı sözler söylemek istemiyoruz. Herhangi bir ayrıştırıcı laf benden duyamazsınız.
Bizimle ilgili yapılan provokasyonlarda bulunanları hukuk yollarına sevk ediyoruz. Hukuk süreci olduğu için de bununla ilgili sosyal medya hesaplarımızdan herhangi bir yayın yapamıyoruz.
Eğer kur farkı olmasaydı 12 milyon euro kardaydık. Bu Galatasaray’ın son 30 yılında görülmeyen bir şeydir. Store’da güzel gelişmeler oluyor. 8 ayda 100 milyon TL vergi ödedik. Altyapıda Galatasaray bir devrim yapıyoruz. U-17,18,19’da müthiş bir değişim yapıyoruz. Altyapıda atılım yapıyoruz. Kayserispor maçında 4 altyapıdan oyuncu oyuna girdi. Fatih Terim hocamız bu konuda gerçekten bir devrim yapıyor. Abdürrahim Bey gecesini gündüzüne katıyor. Abdürrahim’e bunu yapmayın. Çünkü görüyoruz, üzülüyoruz. Bizim yönetim kurulumuzda bir tane boş olan yok. Sürekli olarak ailelerinden feragat ederek çalışıyorlar.”